Ağaç – Arketip ve Hafıza
Düşünceler

Ağaç – Arketip ve Hafıza

8 dakika
← Blog'a geri dön

Bir ağaç hayal edin.

Belirli bir tür değil. Sadece bir ağaç.

Şimdi ne olduğuna dikkat edin.

Neredeyse herkes aynı şeyi hayal eder: toprakta kökler, ortada gövde, yukarıda dallar.

İlginç, değil mi?

Anlaşmadık. Birlikte öğrenmedik.

Ve yine de… aynı görüntü beliriyor.

Carl Gustav Jung buna arketip adını verdi. Bizden gelmeyen — ama bizi içimizde bulan kadim bir iç kalıp.

Ağaç böyledir.

Sadece bir bitki değil. Bir harita.

Kök — geçmiş. Gövde — şimdi. Yaprak — gelecek.

Zaman içinde nasıl var olduğumuzu gösteren tek bir form.

Ama her ağaç aynı anlama gelmez

Meyve ağaçları mesela… neredeyse istisnasız hayat vermeyle ilişkilendirilir. Doğurganlıkla. Bakımla. Dişil nitelikle.

Ve bir insanın hayatında bu alan zarar gördüğünde, meyve ağacı tarafsız kalmaz. Anlamla yüklenir. Çoğu zaman acı veren bir anlamla.

Diğer ağaçlar bambaşka şeyler taşır.

Uzun, düz gövdeli ağaçlar — çamlar, meşeler — meyve vermez. Onlar taşır. Onlar yön gösterir. Onlar bizi ötemizdeki bir şeye bağlar.

Bu yüzden koruma, kalıcılık ve hafıza mekanlarında belirir. Tesadüfen değil.

Bilim de yetişmeye başlıyor

Bir an için sembolizmden çıkalım.

Edward O. Wilson biyofili kavramını ortaya koydu. Doğada kendimizi iyi hissetmemizin tesadüf olmadığını söylüyor. Çünkü oraya aitiz. Sinir sistemimiz buna ayarlanmış.

Ve bunu artık ölçebiliyoruz da.

Ağaçların arasındayken: stres azalır, kalp atışı yavaşlar, beden sakinleşir. Sanki… eve dönmüş gibi.

Daha rahatsız edici bir soru

Rupert Sheldrake şunu öneriyor: ya doğa sadece yaşamıyorsa — aynı zamanda hatırlıyorsa? Formlar tesadüf değilse. Kalıplar korunuyorsa.

Bu bilimsel bir uzlaşı değil. Ama bir şey sormama izin verin.

Hiç bir ağacın yanında dururken açıklanamaz bir şey hissettiniz mi? Sanki… orada bir şey olmuş gibi?

Belki bu yüzden insan ağaç diker. Bir çocuk doğduğunda. Birini kaybettiğinde. Hatırlamak istediğinde.

Sadece bir sembol yaratmaz. Bir bağlantı kurar. Hikayeyi sürdüren canlı bir varlık.

İçimizdeki ağaç

Başta hayal ettiğiniz ağaca geri dönmenizi istiyorum.

Belki artık aynı değil. Belki bir anlam kazandı. Bir duygu. Bir anı.

Ve belki de mesele budur.

Ağaç sadece dünyada durmaz. İçimizde de durur.

Bir duruş olarak. Bir hafıza olarak. Bir olasılık olarak.

Ağaçlar hakkında öğrenmediğimiz şeyler var. Yine de biliyoruz. Hangisinin hayat verdiğini. Ve hangisinin ayakta tuttuğunu.

Meyve ağacı sadece meyve vermez. İçimizde yaşamak isteyen şeyi hatırlatır.

Uzun ağaç sadece büyümez. İçimizde dengemizin bozulduğu yerde bile göğü tutar.

Ve öyle anlar vardır ki, bir ağaç artık ağaç değildir. Bir aynadır. Veya bir anı. Veya bırakamadığımız biri.

Belki bu yüzden insan ağaç diker. Sadece güzellik için değil. Bağlantı için.

Çünkü belki ağaçlar konuşmaz.

Ama insan… onları her zaman anladı.

Kendi köklerine bakmak istersen, bireysel süreçte seni sevgiyle bekliyorum.

Randevu almak ister misiniz?

Terapötik çalışma ilginizi çektiyse, ücretsiz bir konsültasyon için sizi memnuniyetle karşılarım.

Benimle iletişime geçin